Bir
kaç aydır hemen her haftasonu farklı bir konuda
seminer veriyorum. Seminerlere katılanların tümü
küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri ve yöneticiler.
Konuları farklı olmasına rağmen her seminerde
laf dönüp dolaşıp "kalite" ve "rekabette
avantaj" konularına geliyor. Benim bu konularda
sık sık kullandığım bir örnek var : Yeni açılan
bir polikliniğin karşına açılan ilk eczane ve
mantar gibi yanyana türeyerek onu izleyen diğer
eczaneler. Bu eczanelerin potansiyeli belli, müşteri
sayısı belli. Peki bu eczanelerin hayatta kalması
ve kar etmesi için ne gerekli ? Diğer eczanelerin
arasından sıyrılıp "esas eczane" sıfatını
haketmek için ne yapmalı ?
Ben de bugün sizlerle bu soruyu paylaşmaya karar
verdim : "Sizi diğerlerinden farklı kılan
nedir ? Yaptığınız işte, verdiğiniz hizmette,
ürettiğiniz ve sattığınız üründe sizi farklı kılan,
yoldan geçen "sıradan bir insanın" sizin
cazibenize kapılmasını, onun için vazgeçilmez
olmanızı sağlayan nedir ? Kazananları kaybedenlerden
ayırt eden özellikler nelerdir ?".
1- Farklılık Yeni bir iş kurmak isteyen
ya da yeni iş arayana sorulması gereken ilk
soru : 25 kelime (hatta tercihan 15) ile sizin
büro mobilyaları dükkanınızı, yazılım evinizi,
nihayet hakkettiğiniz diplomada yazan öz be
öz kendi adınızı diğerlerinden farklı kılan
özelliklerinizi aktarın. Eğer "sokaktaki
insana" farkınızı ve özelliklerinizi anlatamıyorsanız,
unutun gitsin. Daha baştan battınız demektir.
2-
Ruh Kurduğunuz iş ya da yaptığınız iş başkalarına
"muhteşem" "olağanüstü"
"çarpıcı"
dedirtmeli. En azından hissettirmeli. Kısacası
akılda kalıcı olmalı. Olağanüstü servisi ile,
özel garanti şartları ile, kişiye özel üretimi
ile mi olur bilemem ama "sokaktaki insanı"
çarpacak bir ruhu olmalı yaptığınız işin. Milli
Piyango bile satabilirsiniz ama ne satış, ne
piyango !
3-
Tutku Yeni iş kuran ya da işe başlayanın
hayatı bekleyişler, heyecanlarla dolu ve
yorucudur. Hep koşmayı gerektirir. Ama sizi
günde 18 saat, haftada 7 gün, belki aylarca
hiç durmadan, bıkmadan, yorulmadan koşturacak
tek güdü dizginlenmemiş tutku olabilir. Yaptığınız
işe duyduğunuz muhteşem aşk belki de ?
4-
Ayrıntılar Genel görüntü ilgi çekici olsa
bile maharet ustaca işlenmiş ayrıntılarda gizli.
Çok sevdiğim bir dostumun kafesinde öyle ince
detaylar var ki, bakmak için bakarsanız genel
görüntü göze hoş geliyor, bir adım ileri gidip
görmek için baktığınız zaman bir define kutusuna
düşmüş gibi oluyorsunuz. Tıpkı bir Van Gogh
resmine bakıp geçmekle, dikkatle bakıp sarının
binbir büyüleyici tonu içinde kaybolmak arasındaki
fark gibi.
5- Kültür "Kurumsal kültür"
denince akılınıza sadece büyük bankalar ya da
holdingler
gelmesin. Bir kasa, iki masa, bir de sekretere
sahip ufacık bir avukat bürosu bile kurumsal
kültüre sahip olabilir. Kültürü gösteren şirketin
bol sıfırlı cirosu değil, telefonu cevaplayan
sekreterin, sizi kapıda karşılayan güvenlik
görevlisinin işlerine duydukları bağlılık, heyecan
ve bunu göstermedeki canlılıkları ve içtenlikleridir.
6- Akıl Dostu İş ortağınız ya da patronunuzla
dertleşebilirsiniz ama mutlaka istediğiniz zaman
oturup tartışabileceğiniz, aklınız karışık olduğu
zaman netleşmesine yardımcı olacak bir dostunuz
olmalı. Nasıl bir futbol takımı koçsuz olmuyorsa.
7- Dayanıklılık İstediğiniz kadar okuyun,
ders alın, öğüt dinleyin, hiç birisi asla kendi
başınıza kalıp uğraşmak kadar öğretici olamaz.
Kimse doğuştan şampiyon değildir. Hepimiz yapıp
yanılarak ve yanılgılarımızdan ders alarak gelişiyoruz.
Eğer dayanamaz, ilk hatada yıkılırsanız vurun
kapıya kilidi, unutun bu işi gitsin.
8- Yaratıcılık Her ne hikmetse küçük işletmeler
yaratıcılıklarını bir kere ile sınırlar. Tuttu
tuttu. Tutunca da hep o iş üzerine gidilir. Oysa
başarılı olan her iş kopyalanmaya adaydır. Yani
yeni rakipler doğurmaya. Bu da demektir ki yeniden
yaratmak, yenilikler katmak, çeşitlendirmek gerekir
o işi.
|