Küçük bir çocuğun ilk adımını atarken duraksaması gibi, ilk defa danışmanlık hizmeti almak da işletmeyi ve sahibini teredütte bırakabilir.

  • Danışmandan beklentilerin netleşmemesi
  • Danışmanlık hizmetinin kapsamının netleşmemesi
  • Danışmanı nasıl kullanacağını bilmemek
  • Çalışanların nasıl tepki vereceğini bilememek
  • Uygulama aşamasında çıkabilecek zorluklardan ürkmek

Hepsi ilk defa alınan danışmanlık hizmetindeki tereddüt unsurlarıdır.

Geçmiş proje deneyimlerimize ve gözlemlerimize dayanarak hazırladığımız "Danışman ve Siz" başlıklı bilgileri sizinle paylaşmak istiyoruz.

Daha detaylı bilgi ya da danışmanlık hizmeti konusunda merak ettiğiniz diğer sorulara cevap almak için bizi arayın. Sizinle tanışmak ve görüşmekten memnuniyet duyarız.
 

Danışmanı Nasıl Seçersiniz?

Alışverişe çıktığınızda ilk gördüğünüzü almazsınız. Aradığınız ürüne ait koşulları araştırır, farklı ürünler arasında karşılaştırma yapar ve beklentinize en uygun, en yüksek kaliteli olanı seçersiniz.

Gelişmiş ülkelerde ciddi yaptırımlar ve kurallar olmasına rağmen, Türkiye'de danışmanlık mesleği standartları, yaptırımı, iş prensipleri belli olmayan, sınırları belirsiz bir meslek. Bu yüzden danışmanlık hizmeti almadan önce danışmanı iyi tanıyın.
Referanslarına, kendi ekibini geliştirmek için yaptığı yatırımlara, uluslararası standartlarda yapıp yapmadığına, iş etiği anlayışına, müşteri ilişkilerine verdiği öneme ve prensip sahibi olmasına dikkat edin.

Önerimiz CMC sertifikası olup olmadığını sormanız. Zira CMC, bir anlamda danışmanlıkta uluslararası kalite sertifikasıdır ve parayla değil, yeterlilik, deneyim, yetkinlik ve iş etiği anlayışının sıkı denetimi sonucu kazanılır.

Tangram, Türkiye'nin ilk CMC belgesi sahibi yönetim danışmanlık şirketidir.

Diyelim ki Danışmanınızı seçtiniz. Peki sonra?

"Danışman ve Siz"

1. Öncelikle beklentilerinizi netleştirin. Unutmayın ki danışman sihirbaz değildir. Sizin uzun süredir biriken ve artan sorunlarınızı kimse bir anda çözemez. Danışmanı size sorular sorması için teşvik edin. Ne kadar çok konuşur ve bilgi paylaşırsanız beklentileriniz de o kadar netleşecektir.

2. Danışmanı bilgilendirin. Kuruluşunuzla ilgili bilgileri, aklınızdakileri, planlarınızı, hatta hayallerinizi paylaşın. Danışmana ne kadar çok bilgi verirseniz onun verebileceği hizmetin çerçevesi de o kadar netleşir. Danışman tüm resmi göremedikçe istediğiniz ölçüde fayda sağlayamaz.

3. Danışman kullanmak için danışmanın ne yapabileceğini bilmelisiniz. Her danışmanın uzmanlık alanı ve konusuna hakimiyeti farklıdır. Danışmanı uzmanlık alanına girmeyen konularda bilgi vermeye zorlayarak uzmanlık alanı dışına çıkartmayın. Organizasyonel çalışma ya da insan kaynakları çalışması yapan bir danışmandan pazar ve satış yönetimi veya finansman stratejileri geliştirmesi beklenmemelidir.

4. Projeyi tek ve bölünmez büyük bir parça değil, küçük parçalar halinde yapın. İlk projenin kapsamını dar tutarak danışmanın sizinle, şirketinizle ve çalışanlarınızla olan diyaloğunu izleyin. Deneyimlerimiz bize danışmanın da tıpkı sizin gibi ilk projede daha tereddütlü davranabileceğini gösteriyor. Birlikte çalışmaya alıştıkça daha rahat bilgi alışverişine geçilecektir. Eğer ilk projenin sonunda istenen ilerlemeyi sağlayamadınızsa bunu başarısızlık olarak görmeyin. Danışmanın tarzı, bilgi birikimi ve yaklaşımından hoşnut kaldıysanız ikinci aşamaya geçin. Bizim yaklaşımımız genellikle birkaç farklı aşamadan oluşan, her aşama birkaç ayla sınırlandırılmış projelerdir. Aşama geçişleri karşılıklı memnuniyete dayalıdır.

5. Siz doğru iletirseniz çalışanlarınız doğru anlarlar. Tecrübelerimiz bize en kötü yönetim ve organizasyon yapısına sahip kuruluşlarda bile üst yönetimin açık davranması, çalışanları doğru, zamanında ve sürekli bilgilendirmesi halinde çalışanların çok büyük bir bölümünün her tür danışmanlık hizmetini büyük istekle karşıladıklarını gösteriyor.

6. Ne kadar çok çalışanınızı projeye katarsanız o kadar istekli bir ekip oluşturursunuz. Çalışanlar işteki rutin faaliyetlerin dışında yapılan çalışmalardan zevk almayı öğrenirlerse projeyi benimsemeye ve uygulamaya daha yatkın olurlar. Çalışanların da tıpkı sizin gibi danışmanla çalışmaya alışmaları zaman ister.

7. Örnek olun. Çalışanlar lider görmek ister. Uygulama aşaması eski ve istenmeyen alışkanlıkları bırakma, yeni alışkanlıklar edinme ve öğrenme aşamasıdır. Uygulama aşamasında çalışanlarınızla birlikte hareket edin. Çalışanlar üst yönetim ile olan diyaloglarının iyileştiğini, daha çok bilgilendirildiklerini ve sorunlarının paylaşıldığını gördükleri zaman daha kolay adapte olurlar.

8. Şirket içindeki direnç noktalarına kararlı yaklaşın. Projenin başarısı eski, kökleşmiş ve değişmemekte direnen beyinlerin, değişimin faydalarını anlayarak değişmeye teşvik edilmesinde yatar. Danışmanı bu yapıdaki çalışanlarınız hakkında bilgilendirin.

9. Proje sonunda özdeğerlendirme yapın. Beklentilerinizi ve gerçekleşenleri danışmanla karşılıklı değerlendirin. Proje sonuçlarını çalışanlar ile paylaşın.

10. Sabırlı ve inançlı olun. Kurulu, uzun süredir işleyen, iş yapma biçimleri oturmuş bir yapının değiştirilmesi kolay değildir. Alışkanlıkları değiştirmek ise daha da zordur. Danışmanın bu değişimi tek başına ve çok kısa sürede yapabilmesi ise mümkün değildir. Kendinize ve çalışanlarınıza yeterince istenirse değişmeyeceği zannedilen şeylerin değişebileceğini görme imkanı verin.