Tangram | Sizi Diğerlerinden Farklı Kılan Nedir?
20 yıldır yönetim, teknoloji, yenilikçilik, organizasyon ve verimli kaynak kullanımı konularında müşterilerimizin çözüm ortağı olarak hizmet veriyoruz.
15877
post-template-default,single,single-post,postid-15877,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode-theme-ver-9.5,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12,vc_responsive

Sizi Diğerlerinden Farklı Kılan Nedir?

Bir kaç aydır hemen her haftasonu farklı bir konuda seminer veriyorum. Seminerlere katılanların tümü küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri ve yöneticiler. Konuları farklı olmasına rağmen her seminerde laf dönüp dolaşıp “kalite” ve “rekabette avantaj” konularına geliyor. Benim bu konularda sık sık kullandığım bir örnek var: Yeni açılan bir polikliniğin karşına açılan ilk eczane ve mantar gibi yanyana türeyerek onu izleyen diğer eczaneler. Bu eczanelerin potansiyeli belli, müşteri sayısı belli. Peki bu eczanelerin hayatta kalması ve kar etmesi için ne gerekli? Diğer eczanelerin arasından sıyrılıp “esas eczane” sıfatını haketmek için ne yapmalı?

Ben de bugün sizlerle bu soruyu paylaşmaya karar verdi : “Sizi diğerlerinden farklı kılan nedir ? Yaptığınız işte, verdiğiniz hizmette, ürettiğiniz ve sattığınız üründe sizi farklı kılan, yoldan geçen “sıradan bir insanın” sizin cazibenize kapılmasını, onun için vazgeçilmez olmanızı sağlayan nedir? Kazananları kaybedenlerden ayırt eden özellikler nelerdir?”.

1- Farklılık
Yeni bir iş kurmak isteyen ya da yeni iş arayana sorulması gereken ilk soru: 25 kelime (hatta tercihan 15) ile sizin büro mobilyaları dükkanınızı, yazılım evinizi, nihayet hakkettiğiniz diplomada yazan öz be öz kendi adınızı diğerlerinden farklı kılan özelliklerinizi aktarın. Eğer “sokaktaki insana” farkınızı ve özelliklerinizi anlatamıyorsanız, unutun gitsin. Daha baştan battınız demektir.
2- Ruh
Kurduğunuz iş ya da yaptığınız iş başkalarına “muhteşem” “olağanüstü” “çarpıcı” 
dedirtmeli. En azından hissettirmeli. Kısacası akılda kalıcı olmalı. Olağanüstü servisi ile, özel garanti şartları ile, kişiye özel üretimi ile mi olur bilemem ama “sokaktaki insanı” çarpacak bir ruhu olmalı yaptığınız işin. Milli Piyango bile satabilirsiniz ama ne satış, ne piyango !
3- Tutku
Yeni iş kuran ya da işe başlayanın hayatı bekleyişler, heyecanlarla dolu ve 
yorucudur. Hep koşmayı gerektirir. Ama sizi günde 18 saat, haftada 7 gün, belki aylarca hiç durmadan, bıkmadan, yorulmadan koşturacak tek güdü dizginlenmemiş tutku olabilir. Yaptığınız işe duyduğunuz muhteşem aşk belki de ?
4- Ayrıntılar
Genel görüntü ilgi çekici olsa bile maharet ustaca işlenmiş ayrıntılarda gizli. Çok sevdiğim bir dostumun kafesinde öyle ince detaylar var ki, bakmak için bakarsanız genel görüntü göze hoş geliyor, bir adım ileri gidip görmek için baktığınız zaman bir define kutusuna düşmüş gibi oluyorsunuz. Tıpkı bir Van Gogh resmine bakıp geçmekle, dikkatle bakıp sarının binbir büyüleyici tonu içinde kaybolmak arasındaki fark gibi.
5- Kültür
“Kurumsal kültür” denince akılınıza sadece büyük bankalar ya da holdingler 
gelmesin. Bir kasa, iki masa, bir de sekretere sahip ufacık bir avukat bürosu bile kurumsal kültüre sahip olabilir. Kültürü gösteren şirketin bol sıfırlı cirosu değil, telefonu cevaplayan sekreterin, sizi kapıda karşılayan güvenlik görevlisinin işlerine duydukları bağlılık, heyecan ve bunu göstermedeki canlılıkları ve içtenlikleridir.
6- Akıl Dostu
İş ortağınız ya da patronunuzla dertleşebilirsiniz ama mutlaka istediğiniz zaman oturup tartışabileceğiniz, aklınız karışık olduğu zaman netleşmesine yardımcı olacak bir dostunuz olmalı. Nasıl bir futbol takımı koçsuz olmuyorsa.
7- Dayanıklılık
İstediğiniz kadar okuyun, ders alın, öğüt dinleyin, hiç birisi asla kendi başınıza kalıp uğraşmak kadar öğretici olamaz. Kimse doğuştan şampiyon değildir. Hepimiz yapıp yanılarak ve yanılgılarımızdan ders alarak gelişiyoruz. Eğer dayanamaz, ilk hatada yıkılırsanız vurun kapıya kilidi, unutun bu işi gitsin.
8- Yaratıcılık
Her ne hikmetse küçük işletmeler yaratıcılıklarını bir kere ile sınırlar. Tuttu tuttu. Tutunca da hep o iş üzerine gidilir. Oysa başarılı olan her iş kopyalanmaya adaydır. Yani yeni rakipler doğurmaya. Bu da demektir ki yeniden yaratmak, yenilikler katmak, çeşitlendirmek gerekir o işi.